BM, 2017 yılının başından bu yana 600 binden fazla Suriyeli’nin terk ettiği köy ve kentlere geri döndüğünü açıkladı. Sınır komşusu ülkeler arasında en fazla geri dönüşün Türkiye’den olduğu belirtildi.

Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Göç Örgütü (IOM), cuma günü Cenevde’de yaptığı açıklamada 2017 yılının Ocak ayından Temmuz ayına kadar yaklaşık 603 bin Suriyeli’nin terk ettikleri köy ve kentlere geri döndüğünü bildirdi.

DW Türkçe‘nin haberine göre Uluslararası Göç Örgütü Sözcüsü Olivia Headon, “Bu şimdiye kadarki en büyük geri dönüş dalgası” diye konuştu. Örgüt, bu rakamın 2016 yılında geri dönenlerin tamamına tekabül ettiğini açıkladı.

Evine ve memleketine geri dönenlerin yüzde 84’ünü Suriye içinde başka bir bölgeye kaçmış olan ülke içi göçmenlerin oluşturduğu bildirildi. Geri kalan yüzde 16’lık kesimin ise sığındıkları sınır komşusu ülkeler Türkiye, Lübnan, Ürdün ve Irak’tan Suriye’ye geri döndükleri açıklandı. Sınır komşusu ülkeler arasında en fazla geri dönüşün Türkiye’den olduğu bildirildi.

Uluslararası Göç Örgütü Sözcüsü Olivia Headon, DW Türkçe’ye yaptığı açıklamada yılın ilk yedi ayında Türkiye’den Suriye’ye dönüp yerleşen Suriyelilerin sayısının 35 bin 386 olduğunu bildirdi. 

Türkiye ve Ürdün’den gelenlerin çoğunun Halep ve Haseke illerine geri döndükleri belirtildi.

NEDEN GERİ DÖNÜYORLAR?

IOM, Suriyelilerin çoğunun geride bıraktıkları gayrimenkulleri güvence altına almak ya da ülkelerindeki güvenlik ve ekonomik durumun düzelmeye başladığına inandıkları için geri döndüklerini aktardı. Göç Örgütü sözcüsü, Suriyelilerin bir diğer geri dönüş sebebinin de gittikleri ülkelerde karşılaştıkları uyum problemi olduğunu kaydetti.

Uluslararası Göç Örgütü’nün verilerine göre halihazırda 11 milyondan fazla Suriyeli, yerini yurdunu terk edip ülke içi ve dışına kaçmış durumda. Suriye içinde hala 800 binden fazla kişi güvenlik gerekçesi ile evlerine dönemiyor. IOM verilerine göre bunların çoğu evlerini iki ya da üç kez terk etmek zorunda kalmış.

Göç Örgütü’nün sözcüsü 2011 yılında patlak veren çatışmalar dinmeden düzenli bir geri dönüş organize etmenin mümkün olmadığını söyledi.