Yılın Girişimcileri cevapladı: Babanızdan girişimcilik adına ne öğrendiniz?

Kalıtımsal özelliklerimiz kadar bazı davranışlarımızı da ebeveynlerimizden devraldığımız yadsınamaz bir gerçek. Girişimciliğin de bir davranış tarzı olduğunu kabul edersek, ebeveynlerimizin içimizdeki girişimci ruhu etkilediğini pekâla söyleyebiliriz. Biz de Babalar Günü vesilesiyle bu sinerjinin peşine düştük ve 2016’da <a href="http://odul.webrazzi.com/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?hl=en&q= Yılın Girişimcisi’ne aday gösterdiğiniz isimlere babalarından girişimcilik adına neler öğrendiklerini sorduk.

Sözü fazla uzatmadan sizi yanıtlarla baş başa bırakıyor ve ülkemizde girişimciliği destekleyen babaların artması dileğiyle tüm babaların babalar gününü kutluyoruz.

Sean Yu: Babamın Amerika macerası girişimciliğime büyük katkı sağladı

Babam Çin’in kültürel devrim yaşadığı bir dönemde büyüdü. Kargaşa ve fakirliğin hüküm sürdüğü bir dönemdi. Girişimcilik onun aklında yer edinen bir şey değildi. O daha çok üniversiteye girebilmenin ve ailesinin geçimini sağlayacak bir iş bulmanın endişesini taşıyordu.

Yaptığı en önemli şey, bizim daha iyi bir hayat sürebilmemiz için ailesini alarak ABD’ye taşınmasıydı. Yabancı bir ülkede yeni bir hayata başlamak ciddi bir yüreklilik ve girişimcilik becerisi gerektiriyordu. Benim yeni yerlere taşınma, yeni maceralara başlama, tutumlu/basit yaşama konusunda gösterdiğim rahatlığım ve sahip olduğum şeylerin çoğunun babamın Amerika’da yaşamayı deneyiminden geldiğine inanıyorum.

Hande Çilingir: Israrcı olmanın gücünü babamdan öğrendim

Bizim girişimciler olarak inandığımız bazı değerler var. En öncelikli olarak en başarılı girişimler en çok çalışan girişimler, buna inanıyoruz. İkincisi de hayatta bir şeyleri değiştirmek, geliştirmek, yaratmak için yola çıktıysanız, gerek kendi girişiminizde gerek hayat amacı olarak, çok fazla çalışmanın bir seçenek değil, bir gereklilik olduğunu düşünüyoruz. Bu özelliği daha girişimci olmadan birilerinde görmüş olmanız çok değerli. Benim de hayatta çok çalışmanın hayatta bir şeyleri değiştirmek için çok gerekli olduğunu bizzat gördüğüm insan babam. Babamın benim hayatıma çok büyük etkisi olan özelliklerinden bir tanesi çok çalışması. Yılmadan usanmadan çalışma alışkanlığını bana kazandırması…

Girişimciler arasında çok klişe bir tabir vardır: İyi girişimcilik düşmemek değil, düşünce de kalkabilmektir. Her düşüşte kalkmak için gösterdiği çabayla beni çok fazla etkilemiştir babam. Her başarılı girişimin kurucularına baktığımız zaman gördüğümüz bariz bir ortak nokta ısrarcılık. İstediğiniz yeteneğe ulaşmak için gösterdiğiniz ısrarcılık, yatırım almak için gösterdiğiniz ısrarcılık veya bir ürünü geliştirirken gösterdiğiniz ısrarcılık sizi başarıya ulaştırıyor. Benim babamın ısrarcılığı, hayatta ideallerine ulaşmak için gösterdiği ısrarcılık beni en çok etkileyen özelliklerinden biridir. Yetenek veya diğer değişkenler her zaman başarıyı etkileyen faktörler, ancak ben çok şanslıyım ki hayatta çok çalışmayı ve ısrarcılığı başarının arkasındaki en önemli kriter olan bu iki değeri gözlerimi açar açmaz babamdan gördüm ve hala da görmeye devam ediyorum. Tüm babaların babalar gününü kutluyor, sağlıklı uzun ömürler diliyorum.

Emre Erşahin: Babam girişimci değildi ama tam bir girişimci destekçisiydi

Babam girişimci olmamasına rağmen her zaman benim girişimciliğime maddi manevi tam destek vermiştir. İlk girişimcilik deneyimlerimde işler kötü gittiğinde yıllardır ayrı evde yaşamama rağmen bir dönem ev kiramı bile ödeyerek girişimcilik maceralarıma devam etmemi sağlamıştır. Adeta kendi yapmadığı ve içinde kalan girişimciliği benim yaşamam için elinden geleni yapmıştır.

Bu anlamda babamdan girişimciliği değilse de girişimcinin ve girişimciliğin babası olmanın ne demek olduğunu öğrendiğimi söyleyebilirim. Keşke her girişimcinin babası benim babam gibi olsa.

Başak Taşpınar Değim: İşini iyi yapmayı ve hayata pozitif bakmayı babamdan öğrendim

Bu yıl babalar günü benim için oldukça duygusal, çünkü babam iki ay önce aramızdan ayrıldı ve ben ilk kez onsuz bir babalar günü geçiriyorum. Babam, Kastamonu’nun bir köyünden okuyarak müzik öğretmeni olup çıkan bir köy çocuğuydu. Üniversitede okurken yazları hayvanlarını güden, bu arada da aksanını düzeltmek için aynı zamanda dünya klasiklerini yüksek sesle ineklerine okuyan bir öğretmendi o. Dedem, ona keman almak için bir inek satmış o zamanlar. Okulunu birincilikle bitirmiş babam, hatta ben üniversite sınavına çalışırken, azimle her hafta İzmir’e gidip gelerek, benimle birlikte okul mesaisi bittikten sonra masa başında ders çalışarak 45 yaşında yüksek lisansını tamamladı. Ben babamdan çok çalışmanın, azimli olmanın, hedef koymanın, güçlüklerden yılmamanın önemini, ve eğitimin insanların hayatında nasıl fark yaratabileceğini öğrendim.

Hep planlı bir adamdı, yıllar geçse de her zaman Pazar akşamı oturur, not defterinde o haftanın planını yapardı. Verilen müfredatların ötesine geçer, öğrencilerinin sevdikleri şarkıları öğrenmeleri için popüler şarkıları oturur notaya döker, her zaman onları motive edecek, yapabileceklerinin en iyisini yapmaları için teşvik edecek yöntemler bulurdu. Aynı zamanda müthiş bir iletişimi vardı, her yaştan insan ile hem de. Çocukla çocuk olmayı, yanlış anlaşılmaları çözmeyi, kendini doğru yerde doğru şekilde ifade etmeyi çok iyi bilirdi. Ben babamdan motivasyonun, doğru iletişimin ve hayata pozitif bakmanın önemini öğrendim.

Babam küçüklüğümden itibaren herkesle eşit bir birey olduğum fikrini aşıladı bana. Örneğin daha ben ilkokuldayken tatile gideceğimiz yeri yemek masasında dört çekirdek aile bireyi oylayarak seçerdik. Dedemi halamı okutmaya ikna edemediği için çok üzülürdü, eğitime çok gönül vermiş bir Cumhuriyet öğretmeniydi ve beni hem eğitimim, hem kariyerim konusunda çok destekledi, kolumu kanadımı kırmadı, aksine teşvik etti babam. Girişimcilik yoluna girdiğimdeyse ‘Kızım, tam ne yapacağını anlamasam da sen hayatın boyunca doğru adımlar attın, eminim bu kararı da bilinçli vermişsindir, her zaman arkandayım.’ diyerek destekledi.

O da mesleğini yalnızca okulda bırakmadı, yaşadığı yerde çocuk koroları, gençlik orkestraları kurdu, nice öğrencisini müzik kariyerine ve müzik öğretmenliğine teşvik etti, şarkı besteledi, aranjmanlar yaptı. Hatta yaşadıkları Umurbey’de zeytinci amcalar ve teyzelerin de katıldığı harika bir sanat müziği korosu da oluşturdu. İyi meslek sahibi olmanın değil, mesleğinin iyisi olmanın önemini öğretti bana.

Babam bana girişimciliği öğretmese de, iyi bir girişimcide olması gereken temel beceriler konusunda mükemmel bir örnek oldu. Umarım ona gurur duyabileceği bir evlat olmuşumdur.

Barbaros Özbugutu: Konfor alanının dışına çıkmayı bana babam öğretti

iyzico sürecinde bana her zaman destek olan babam; 1969 yılında, henüz 24 yaşındayken dilini hiç bilmediği bir ülkeye giderek Almanya’ya yerleşmişti. Uzun yıllar AMC INC.’de Bavyera Satış Müdürü olarak çalıştı ve sıfırdan 300 kişilik bir ekip kurdu.

Babamın bu deneyimleri bana küçük yaşta çok şey öğretti; ekip yönetimi, satış teknikleri, en önemlisi başarılı olmak için ilk önce çok çalışmak ve konfor alanının dışına çıkmak gerektiğini hep babamdan öğrendim.

Fevzi Güngör: Girişimci olmayı ve zor koşullara dayanmayı babamdan öğrendim

Babam bütün hayatı boyunca, hayatın farklı yönlerinde girişimcilik macerası yürütmüş birisi. Halen de bir girişimci olarak inşaat işlerine devam ediyor. Benim inşaat mühendisi olmamın müsebbibi de kendisidir ve kariyerimin ilk yıllarında, 4-5 yıl beraber çalıştık. Fakat iki cambaz bir ipte oynamaz diyerek ben 12 yıl önce çok ilgisiz bir alanda devam etmeye karar verdim.

Geriye dönüp baktığımda babamdan pozitif olmayı, koşullar ne olursa olsun işin iyi yönlerine bakabilmeyi öğrendim. Babam insan ilişkilerinin ve iletişimin önemini bilen biriydi ve benim de bu konuda olumlu adımlar atmamı sağladı.

Görsel Kaynak: Depositphotos